Krizalit Kristalin

Pazar, Ekim 26 - Köhne

Kategori: Deneme
Sessizliğin pusu kurduğu bu sokaktan geçmeyeli seneler olmuş. Taş üstünde taş bırakmayan aklımın çelimsiz hatırlayışına değer verecek olursam; yirmi yıl.. Evet, yirmi koca yıl.. Seneler birbiri ardına dizilirken, alıp götürmüşler adeta benliğimi. Unutkanlık üzerime yapışmış gibi. Ayak bastığım her taş canlılığını yitirmiş ve her saniye daha bir karışmakta geçmişin izlerine.

Seneler sonra beni, buraya, çocukluğumun geçtiği bu eski daracık sokağa çeken merak, aslında içimdeki o koca özlemin dile dökülemez hali olmalı, diye düşünüyorum.

Hatırlayışlar toparlamaya çalışıyorum beyin hücrelerime depolanmış hatıralar arasından. Sırasıyla geçiyorum çocukluğun üzerinden. Silik anıları okumakta zorluk çekiyorum bazen. Bu hal üzereyken adımladığım bu yokuş, geçit vermez dağ olup önüme sıralanmış sokak araları birer nişane gibi zihnime, geçmişten iz düşümleri taşıyor. Kapı ardı telaşları, kapı önü hayıflanmalarına karışıp, sıra sıra dizilmiş misketler gibi aklımın bir köşesine dizilmiş, önce hangimizi vuracaksın merakında.

Kamçıladıkça şaha kalkan at misali zihnim, her hatırlayışta ayrı bir hüznü kuşanıyor. Burası, şimdilerde belediyenin boşaltılması için salık verdiği bu köhne ev, geçmişin kapı aralığından göz kırpıyor olanca ihtişamıyla. Büyük bir haz doyum noktasına ulaşmadan bitmişçesine adımlıyorum merdivenlerini bir bir. Bir zamanlar içinde yaşamış onca insandan arda kalan şuh kahkahalar dolduruyor kulaklarımı. Sanki her köşeye sinmiş bir serzeniş var ve her adım atışımda birine değecekmişim gibi ağır aksak yürüyorum

Her eşik atlamada ve her açılan kapı ardında geçmişin ağır siluetleri beliriyor bir bir. Sekerek o hüzün senelerinin içinden, siyah beyaz birer portre olunmuşluklarıyla sızıyorlar şimdinin içine. Koltuk üzerlerini kaplamış, beyazlıklarını kirliliğin siyahına bırakmış çarşaflara varıyor elim. Çekip kaldırmak istediğimde siyah bir toz bulutu kaplıyor etrafımı. Senelerin toz yükü ağırlığı üzerime yüklenmişçesine, çöküyor omuzlarım. Tozun, dumanın altından senelere meydan okurmuşçasına çıkan şu koltukların, zamanın tarihçesini önüme döken bu dik duruşları eskiyi, çok eskiyi şimdinin yenisiyle kıyaslanamayacak kadar güçlü duruşuyla önüme seriyor işte.

Koltuklardan birinin minder arkasından göz kırpan sedef kakmalı çerçeveye ilişiyor gözüm. Elime aldığım bu tozlu çerçevenin içinde siyah beyaz bir  resim.. Altmış beş- yetmiş yaşlarında beyaz saçlarını beyaz eşarpla kapamış, nur yüzlü bir haminne.. Kırış kırış ellerini sımsıkı kapamış, ser verir sır vermez edasıyla dudakları mühürlü.. Arka siyah fonda beyaz, kocaman harflerle İstanbul Hatırası yazılı bezin gerilmişliğinin önünde hiç gerilmeden poz veriyor. Işıltısını yitirmiş gözlerin içinde ışıldayan tuhaf bir sır. Belki senelerin burukluğunu, olanca hüznüne katık etmişliğini küçücük bir tebessümle sunuyor. Ardında sisli bir bulutu andıran, geçmişten şimdiye taşan kırık bir tebessüm

Çerçeveyi aldığım yere bırakmak isterken arkasındaki el yazısına kayıyor merakım. Zarif bir el dokunuşundan hasıl olmuş yazının, portrenin sahibi bayana ait olduğunu anlıyorum. cansız hatıramdır. Elim istem dışı değiyor bu cümleye. Adeta harfleri okşamak istiyor gibiyim. Bir süre durup düşünme ihtiyacı hissetmeden çerçeveyi aldığım yere, tozlu minder arkasına gizliyorum tekrar. Ve olay yerini bir an önce terk etme telaşında olan azılı bir suçlu gibi çıkıyorum odadan. Telaşım düğüm ediyor ayaklarımı, eşikte durup bir an içeri bakmak isteyişime sırt çeviriyorum. Kapının tokmağına varan elimin tek bir hamlesiyle ortaya çıkmış, can çekişmeyi andıran kapı gıcırtısı tırmalıyor sessizliği.
 
Tozlu raflar arasına saklanmış kitapları, evin, bir zamanlar koca yükünü yüklendiği aşikâr kileri, eşiğinde bir zamanlar kedilerin yılışık dokunuşlarının sırıttığı kapı aralığını ürkek ve şaşkın bir iç geçirmeyle adımlayarak, ardıma bile bakmadan soluğu köşe başında alıyorum.

Çocukluğumun o en eğlenceli yerine kurulmuş dönme dolapları, çarpışan arabaları arıyor gözlerim. Yerinde yeller esiyor şimdi anıların çok sesli günlerinin. Boyunduruk altına alınmış gibi her şey. O cıvıl cıvıl lunaparkı hangi vakit bir kafeye çevirmişler merakı içimde koca bir hınca dönüşmeden alıp başımı gitmek istiyorum.

Dudaklarımda seğiren bir melodi içimin, geçmiş ile şimdi gelgitinden sıyrılırcasına çıkıyor gün yüzüne. Asırlık çınar ağacına tüneyen bilmem kaçıncı sincabın daldan dala sıçrayışına aldırış etmeden çayımı yudumluyorken, aklımın köşe bucak telaşına kapılıp gidiyormuş gibi sessizliğe bürünüyorum.

* Esra Demirci

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Zuperle!

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Önceki Zuper -®- Sonraki Zuper
TemizEkran

Blogcu ile yapıldı, zupermen de üzerinde çalıştı!

kısagün-lük! (2bin 5/6/7)


Ben hiçkimseyim, sen kimsin!

Her hakkı saklıdır ©

Kişisel Mevzu

Zupermen
Msn & İletişim
g-Talk
Kısaca Dün

Kategoriler

Şiir (43)
Kişisel (35)
Video (31)
Güncel (24)
Deneme/ler (17)
Yaşam (16)
Futbol (6)
Siyasi (5)
Kısa Film (3)
Müzik (2)
Teknoloji Filan (2)

Zuperlenenler

Bildirgeç
Türkçe Sevdalıları
hafif.org
Birikinti
Altı-Üstü Tasarım
Şairler Birliği
Türk Blog Yazarları
Alemin Renkleri
Afişist / Araf

Etiket Bulutu

ölüm şiir aşk beşiktaş ben blog ferhat kalender gölge google bize logo yapsana google türkiye google istanbul kadın karınca logo müzik maç sevgili shake it up şekerim su türkiye uyku video vimeo yüksek sadakat yürek yaşam yalnızlar zahmin


"Rahatta Duramayan Dergi"



"Ne çok yorulduk büyümekten soluklanalım biraz!"

Ekstra Torpil

Sansasyonella

Özel Kadro

!kona!
Michougué
inikâs
O Bir Metebilge

Salkım-Söğüt

Derin
Gecenin Günlüğü
I-cha
Sojourney
Pervaneler
Sokak Lambası
Nar Nar

Şapkadan Çıkanlar

Alemin Renkleri
Tuğba Akbey İnan
Dream-Sact
Don Kişot
Jazette
Jurnal
Okyanustaki Rüzgar

Kişisel Torpil

Kaldırımlar
Live 4 it!
Ulya-ca
Mavi Genç
Ayak Topu
Türkçe RSS ve Blog Destek

Yolcu Dergisi

"Geçmişten Günümüze"

Mart '08
Şubat '08
Ocak '08
Aralık '07
Kasım '07
Ekim '07
Eylül '07
Ağustos '07
Temmuz '07
Haziran '07
Mayıs '07
Nisan '07
Mart '07
Şubat '07
Ocak '07
Aralık '06
Kasım '06
Ekim '06
Eylül '06
Ağustos '06
Temmuz '06
Haziran '06
Mayıs '06
Nisan '06
Mart '06
Şubat '06
Ocak '06
Aralık '05
Kasım '05
Ekim '05
Eylül '05
Ağustos '05
Temmuz '05
Haziran '05
Mayıs '05
Nisan '05

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Visit Turk Blog Yazarlari

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

Personal Blogs -  Blog Catalog Blog Directory

Personal Blogs - Blog Top Sites

Blogbul.com

Blogarama - The Blog Directory

Technorati blog directory