mevsimleri ardılıyorken/ellerimizi ellerine değdirecek bir sayfa arıyorken/bildiğimiz renkleriyle yine delişmen bir sözle çıktı filbahar
"-ki biz aslında susarken konuşuruz"
kavline sadık kalmanın eksik kaldığı şu dünyada/ devinen fikirlerimizin kafa taslarımıza sığmadığı sözleri önümüze getirmek için/çabalamak için sözlemek/sözlemek için çaba harcamanın en güzel söz olduğunu duyurmaya geldik.
duruşun gönlümüze sardığı bilgiçlikle değil/uzaklarda bir yerde özleyen taraflarımızı özlenenle birleştirerek/acımız kadar varız/var olduğumuz kadar acımaya devam ederek/garipliğin hükümdarlığını duyarak geldik.
süsümüzü hapsine ekleyerek elimizi elinize değdirmeye geldik/hiçbir nazarın kıvrımlarından kaçınmadan/sözün aslında bir duruş olduğunu/ve bu duruşun en güzel şekilde/suskun çığlıklarda olduğunu duyurmaya geldik/tahammülü eksilen ihtiyar dünyamıza.
yakın bir bahara şahit kıldığımız gönlümüzle/ tanıdık sesleri ekleyerek/tanımadığımız seslere kulak vererek/ altı demeye geldik.
6. solukta filbahar 6. baharla filbahar Oldu.
kapat gözlerimi kimse görmesin/eda aktaş bir yusuf kısası/tuba yılmaz bu yol nereye gider/can varol düş yüzünde söz tutuldu/gülay sağlıcak gece yanığı/gülistan banu özbek haya tufanı/abdulkadir akdemir hayata dair kafa yoruşlar/mustafa çolak haziran kırıyorum yanağımda/bilal can huzursuz ikindi/özgül başar ışık bağdat sokaklarından yunan agorasına kadar uzanıyordu/ramazan yıldız kaçak bahar/sümeyye betül kalemsiz/asude zeynep toprak mat renklere bürünen zaman/mehmet altun mey uğrakları/leyla karaca sevda çaldı kapımı/başak doğru şiir kendini yaşamaktır/fatih akça