Aslında çok fazla şiir yayınlayan bir insan değilim... Fakat bugün öğleden sonra biraz bilerek, biraz da tesadüfen 'Gecenin Günlüğü'nü kurcalarken önce şöyle bir girizgâh gördüm: "Hep
bir döngüdür yaşanan.... büyük mutluluklar ardından gözyaşları.... ölüm
ardından doğum.. Kaçınılmazdır hayatın düzeni... ve yaşam böylece sürer
gider..." Ardından da kendisine ait kısa bir açıklama: "Bu
şiir günlüğümde yer almalıydı... Zira hayatımın çok önemli bir
parçası... Bir erkeğin bir kadına duyduğu en derin bağlılığı sözlere
döküşünde, bahsi geçen ilham kaynağı ile aynı adı taşımak... Her
okuyuşumda, her başım sıkıştığında, kendime dair bir "yeni"yi
keşfettiriyor.... Ahmed Shamlu'ya ve hayatının aşkı Aida'ya
saygıyla....Belki bir gün..." Sonra da inanılmaz etkileyici
bir şiir... Kanım dondu, paylaş-a-mamak için hiç bir nedenim olmadığımı
düşündüm ve olduğu gibi alıp buraya koydum...
dudakların şiir inceliğinde en şehvetli öpücükleri utangaçlılıkla öyle dönüştürür ki mağaralardaki canlılar ondan yararlanarak insan olurlar. ve yanakların iki eğimli oyukla senin gururunu yönlendirir ve benim yazgımı. ben ki tan yerinin beklentisinde silahlanmaksızın geceye katlanmışım ve alnı açık bir kız oğlan kızlığı sevecenliğe getirmişim.
hiç kimse kendi ölümüne böyle korkunç kalkmadı benim yaşama oturduğum gibi
ve gözlerin ateşin sırrıdır. ve aşkın, insanlığın yengisidir kadere karşı koşarken. ve bağrın senin azıcık yer yaşamak için, azıcık yer ölmek için. ve bin parmak ucuyla utanmazca göğün sililiğini sorgulayan kentten kaçıştır.
dağlar ilk taşlarla başlar ve insan ilk acılarla bende acımasız bir mahpus vardı zincirlerinin şarkılarına alışmayan.
ben senin ilk bakışınla başlatıldım.
fırtınalar senin kocaman dansında görkemlice üflerler bir kavala ve damarlarının şarkıları süregenliğin güneşini yükseltir. bırak öyle uyanayım ki sokaklar kavrasınlar varlığımı
ellerin barıştır ve yardıma koşan arkadaşlar, düşmanlık unutulsun diye. alnın boylu bir aynadır ışıldayan ve yüksek yedili kız kardeşlerin baktıkları kendi güzelliklerine varmak için. çırpınan iki kuş göğsünde şakır...
...sırf sen görünesin diye aynada uzun bir yaşam boyu bakmışım ona ben birikintileri, denizleri ağlamışım. ey insan kılıklı peri tenini yalanın kümelerinden başka yakmadığı. varlığın senin cennetsidir cehennemden kaçışı açıklayan beni kendinde boğan bir denizdir tüm günahlarımdan ve yalanlarımdan arındıran
ilk defa bu kadar uzun yorum okudum.vallahi bravo bu kadar uzun yazabilmek. bu arada şiir mükemmel güzel. ellerine, paylaşan yüreğine aktaran beynine sağlık............
Salı, Ağustos 16 - dellendiriyolar sabah sabah gene;
Yazan: isimsiz
ben kimim mi?valla takma kafaya bende bilmiyorum...dolanıp duruyorum hala laf yetiştirip...gene çok mühim bi yazı altına yazcam kelalaka bi şiler gene...güzel şiir...kıskandım...ben yazamadım böleler...yazcam ama...azmettim...
sen deyince baktım şimdi o kırmızı yorumlarım kısmına...he valla.oradan gözüküyomuş.....ne bileyim ben ya...yazı yazıp;millete laf yetiştircem diye ;benim geminin kontrol paneline ;son sistem ne eklenmiş bakmadım hiç.
aman ....düzene karşı bir arkadaşsın he...düzene karşı gelinmez arkadaşım...hem istemem yan cebime...bi bana vermediler villa...sen otur ...ne ses çıkarıyosun ''böleler şeylere karşıyım felan ''diye....bulmuşta bunuyosun ya....ama dedim ben daha önceden...sen yine bilmezsin...günde 3 kez bakıyomuşun ya benim bloga...3 yetmez...gelcen oturcan...''ben kendime hayranım ..eller hayran olsa nolcek ki''derim hep...ama ne?di mi ama?
aman iyi...taknoloji dene bi şi var...benim oturduğum semte gelmedi daha...hem olmaz arkadaşım...sen gibi NAMBIR VAN bir adama bi PANELVAN gerek...şöle tarkan felan biniyo ya.....senin ne eksiğin var tarkandan...o mega ise sende züpersin di mi ama?
he şimdi gelelim asıl konuya...DELİ SENSİN....bi ben derim kendime deli;salak;şapşirik....sen ne diyon?allahım yaaaa...fazla dedim kendime zaten öleler....çizildi karizma...toparlanmıyoda artık....olsun be arkadaşım...senin gidişatta kötü baksana...bi berna;bi şebnem;bi funda arar...aranıyon sen zaten...bulcan belanı.....sen yarın öbürsü gün madonna felan deyip;la is la bonitanın sözlerinide yazarsın bloga....ben herkesi kendime benzettim zaten...hem ne kaldırdın ki yazıyı...ay bu da alıngan oldu ben gibi....ay espri eşiği pek düşük bu blogcu.com sularında...ben sanıyodum;bi ben alınganım.....sen koysana o yazıyı gene....
hem zaten biş otobosa sinir;bi bloglarda ki müziğe sinir...yarın felan bulursun sen gene sinir olcek bi şiler...yazarsın gene...
-yaa arkadaşlar...şu kumsallarda diz üstü bilgisayar kullanan lara sinir oluyorum..ya da
-neden güneş yağı sürer insanlar...acayip kafam bozuluyo.......ya da...
-pilşavın üstüne neden kuru fasülye koyarlarki...sinir oluyorum...felan diye...hemende gaza gelen halkın onay verir zaten sana...yokki benim halkım onay versinler bana...heyhattttttt....
akrepsin sende zaar...hep bozuluyo senin kafada benimki gibi...
ben şimdi blog yazmicem ya.battı benim transatlantik...teknoloji ilerlerse ilerde ;çıkarırılar belki su yüzüne.....buldum bi top 10 da blog...senin bloga yazcam artık...idare et züper...akrepleri idare ederim demişin...yüz buldum...astar istemeye geldim.... :)))))))))..
ay bu hala gitçek fermantasyona.....ne gülüyorum yaaaaaa...kemancı felan diyo şimdi...fermantasyonu halletti...bi oradan kusur kaldın...dur ben bi güleyimde gelim gene...sen yaz gene bişiler....bende yorum yazayım ...sende bayıl okurken ..fenalık geçir.... :))))))))))))))))))))
az yazdım galiba...bi kahve alıp geleyim...devam ederim ben yazmaya....çok iyi bişi bu ya....bende girdim artık jet sosyeteye...YAŞASIN!!!!