Buyrun bu da günün şarkısı filan olsun.. Zuper FM bâbında yaklaşalım mevzuya :P
- Evet sevgili dinleyicilerimiz, Cahit Sıtkı'nın, 35 yaş şiirinin hemen ardından sizler için çok güzel ve duygusal bir şarkı çalıyorum. Berker söylüyor, gece.
Aslında Yungchen Lhamo'dan geçen hafta bahsetmeyi düşünüyordum. Tarık Tufan, Düş Vakitleri isimli programında "fon müziği" olarak kullandığından beri hayli ilgimi çeken özelliklere sahip bir müzisyen. Fakat her ne hikmetse Alemin Renkleri, bu tür mevzularda hep benden bir adım gittiği için, bende "Happiness Is..." isimli şarkısını buraya koymak için biraz oyalandım... Aslında bu oyalanmamın bir diğer nedeni blogcu.com'un şifre hastalığı idi ama o konuyu değinmek gibi bir amacım zaten yok. Eh, Tibetli Yungchen ablamızı dinlesek daha iyi şu noktada...
Kimine göre "arabesk", kimine göre "baba". Kimi dert ortağı görür O'nu, kimi de burun kıvırır duymazdan gelir... Kimine göre bağlama üstadı, kimine göre arabeskin marjinal yüzü.. Kimi usta der, kimi dil yarası.. Kimine göre Leyla'dır, Aslı'dır, Kerem'dir, Batsın Bu Dünya'dır, TRT'dir, devlet sanatçısıdır, kaderinin bir oyunudur, vefasızdır, Akşam Güneşi'dir..
Tony Gatlif’in Vengo filminde kullanılan Naci En Alamo adlı şarkı. Söyleyen: Remedios Silva Pisa.
Bu şarkıyı söyleyen bir İspanyol çingenesi. Şarkıyı söylediği sırada 17 yaşında. İnsan hayret ediyor, on yedi yaşının tazeliğinde, gençliğin hoppala halinde bu hüzün nasıl yüklendi bu sese diye. Yanık bir ses, alıp götüren bir ses. Onlarca kere peş peşe dinlenebilecek bir şarkı. Tabi bu şarkıyı bana uzun bir aradan sonra hatırlatan Alemin Renkleri'ne de sevgilerimi iletmem gerekiyor...
Kimi zaman, kimi şarkıları "büyüklerimizin" sevmesi nedeniyle dinlemek zorunda kalmışızdır. Örneğin radyoda çalan hüzzam şarkı anneannemizin gençliğini hatırlatmaktadır ve bizde o an anneannemizla aynı ortamda olduğumuz için sevsek de sevmesekte oturup o şarkıyı dinlemekten başka bir kaçış yolu bulamamışızdır. Sonrasında bi' bakmışız, ruhumuza işlemiştir o şarkı ve ne zaman dinlesek, ya anneannemiz ya da başka bir sevgili büyüğümüz ile yaşadığımız bu "zorunluluğun" artık bizden bir parça olduğunu fark etmişizdir. Mesela Musa Eroğlu, mesela Telli Turnam türküsü... Ne kadar sık dinlediğim konusunda çok olumlu cevaplarım olmayacaktır ama bazı anlarda babamla birlikte dinleme zorunluluğunda kalmışlığım vardır.. Şimdi ne zaman kulağıma o bağlamanın sesi gelse, Telli turnam selam götür, babamın diyarına diyesim gelir...