Krizalit Kristalin

Pazar, Ağustos 21 - burası doğudur

Kategori: Siir

 

Cemil;

buranın elektrikleri kesintilidir

burası doğudur

dağlıdır

ben de dağlıyım

başı dumanlı

efkarlı"

 

güneş batınca burada

dağlara iner karanlık

denizi yitirdiğini sanan dün

çölün ortasına kumdan deniz

örtüsünü sarınca

anlarsın çölün kurak ikliminde

benzi yanmış-yürekleri de bir o kadar-

yanık gözlerde yanık sevdaları

 

hem sevda kokmuş rüyalarında

korkutulmuş silahlarla çocuklar

kaçışırken mahalle aralarında

sevmeye muhtaç bir çift göz

siner tepesine karanlığın

 

o zaman aydınlanırsa kalbim

ceryansız ve susuz

kalmışsam uluorta

çırılçıplak ve tütünsüz

beynimi kemiren gürültüye

güzellemeler adarım

dağların şehrinde.

 

burası doğudur

dağlıdır

ben de dağlıyım

başı dumanlı

efkarlı"

 

çokça sürgün katıldı

ikliminde sıcaklık

kurak bir harita kenarıydı

bulmak için dikkat

pür lazımdı

burası doğruydu

dağlıydı.

 

.

yıldızlar da buradadır

mahalle aralarında geçen panzerler de

salçalı ekmeğin tadını anlatacak kadar kelime

çıkışmamışsa da heybemde

dokunaklı bir türkünün nakaratına dokunan

sesler de burada.

 

bir tarafı Dicle olan

diğer tarafı Fırat.

 

bir muş güzellemesi

''burası muştur

yolu yokuştur...

demek öylece

burası doğudur

bir o kadar da doğrudur.

 

bir diyarbekir rüyası

surlar içinde gelin kızın kan kırmızı

kınalı elleri

söyler ağlayan diyarbekiri.

 

susar şehrimin dağları

bir uzun hava soluğunda

lorke kesilir batman.

 

burası doğudur

dağlıdır

ben de dağlıyım

başı dumanlı

efkarlı"


Bilal Can

Zuper (yok) ® Zuperle! ® Bağlantı

Cumartesi, Mayıse 28 - Tutuldu deliliğim../..Lades

Kategori: Siir
.bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar dinince haber verin..

sarı sayfalarda adresi yok hüznümün
çobanların kavalından süzüldüm ve geçtim
tenime değmeden utandı yanık ezgiler
ah dilim..! ..Ben sana “seviyorum” deme demiştim

yüksek sesli konuşmalar geceyi uyandırdığından beri uykusuzum
çelişkiler aşk’ın yolunu kesmiş
Sen bana bakma ey sâki..! .Demindeyim vedaların ve huysuzum

seni, diline biber süremediğim yalancı anıların yanına koydum süt düşüm
kurallara uy, konuşma
seslensen de dönüp arkama bakmayacağım

..hoyrat olma sevda, dokun ama hırpalama..kadınlığımdan utanmadım, midesiz yalanlardan utandığım kadar..tutkunun kalbine kim sapladıysa bıçağı çeksin hemen, intikamım acı olur sonra, tat alamazsınız..

rüzgar..! ..Okşarken acıtıyorsun özlemleri
dilimde anlamını bilmediğim kelimeler var
öpüşlerimden akan sızı efsunlu

kanım kaynıyor, ateşimin altını kısın

dibi delinince aldanışların,
küçük bir çocuk gibi inandığım sözler kıyıya vurdu,
gidip bakmadım
gömdüm ihanetleri../..kimse başlarında ağlamasın
dünde bıraktım saflığımı, acı(ya) madım

..seviştikten sonra bile aynı bakabiliyorsa sevdalının gözleri, ruhuyla sevişmiş demektir..

aldanmak..her sevdanın dayandığı ibre
ki hiçbir zaman sevişmedik aslında
sadece bedenlerimize ninni söylettik gözlerimizi kapamadan önce
temizledik akıttığımız ağdalı coşkuları
sonrası uyanış. Gözler aynı bakmıyor sabahları

ey kıvrımlarının debisi çağlayan acuze..!
Kan(a) ma bu sefil tapınmalara
bedenimde uyu, gözlerimde uyan
içindeyim. Dışında olamayacak kadar

..çığlık atan kavuşmaların dili tutuldu.. her şey bir anda değişebiliyor, saç telinin rengi bile..koynundayım dalgaların..göğsümü gıdıklıyor sarnıçlarımdaki serseri çocukluğum..göz yaşlarımı çekinmeden içti la minör haylazlıklar..açıldı göz kapaklarım..! .Görüyorum..

tahrik oldu hırsım
soyunuyorum kalpazan bakışlardan

deli yanımı tuttun ey hayat!.. Lades


Silifke - İzmir
eylül - '04
 

Pelin Onay
Zuper (yok) ® Zuperle! ® Bağlantı

Perşembe, Mayıse 12 - Hatırlat da Haziran'ın Sonlarında Çocukluğumu Yakalım

Kategori: Siir

Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum
Şehre inerim bir sinema yağmura çalar
Otomobil icad olunur, Zarifoğlu ölür
Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

-Senegalliler dahil değil

Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
O vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

-Yoksa seni rahatsız mı ettim?

Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

-Freud diye bir şey yoktur.

Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

-Haydi iç de çay koyayım.

Ah Muhsin Ünlü

Zuper (yok) ® Zuperle! ® Bağlantı

Perşembe, Nisan 15 - İkaros'un Söylediğidir

Kategori: Siir

I.

Adı sessizliktir

varoluşun evinde

yok dilde konuşan



II.

Bir ağaç uzar göğe

bir ot delirir

güneşi Tanrı'yla sınayan



III.

Ağar ilk defa kuşlar

kirli çatıların uzağında

akşamdır, yüzünde dolanan



IV.

Denizi geçtik, sonsuz denizi

tuzlu sular edindik

sokak çalıgıcılarından



V.

Adı sessizliktir

insanı kendine bir insan

gibi bırakan



VI.

Ve yalnız sana İkaros

ve yalnız sana

inandım bir

bağışla

yan.


Zuper (2) ® Zuperle! ® Bağlantı

Cumartesi, Nisan 10 - Ara Çağrı

Kategori: Siir
Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi, unutmadım
Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım
Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlarda
Can alınıp can verilirdi, hiç unutmadım
Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi
Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım
Ah sevgili! hayat görünürdü kapından bir çırpınış yüreklerimizde
Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde, unutmadım
Toprağa düşen tohum, onda gizlenen renk, şekil, koku
Senin için biçimlenirdi, renklenirdi, kokardı senin için, unutmadım
Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri
İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah, unutmadım
O dirildi, o dirildi diye birden çalkalanan sokaklar
Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım

Ey aşk, ey dirilik soluğu, ey evrenin hareket kaynağı,
Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım!..

Erdem Beyazıt*
Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Nisan 6 - Gitmek

Kategori: Siir

pencereden baktığım

şu sokaktan

-yani ki şu bizim sokaktan-

şimdi kendimin geçtiğini düşünüyorum

 

geride bırakıp her şeyi

kendimi bile götürmeden

öylece çıkıverdiğimi hayatımdan

 

ah ne uzak bir hayale öykünüyor ürkek içim

-acı bir gülümseme dudağımdaki-

şimdi (um)arsızca şu sokaktan

              kendimi

geçtiğimi

düşü/nü/yorum
Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Nisan 6 - Ve Mutsuzduk Biz

Kategori: Siir
"Ve mutsuzduk biz
Ah ne güzeldi o günler…"*
* Victor Hugo

Yüzündeki  serinlik kimin gözlerine dokunsa mahcup bir bakışa dönüşürdü. Uykusuna gömülmüş meyyit olurdu kim varsa.
Önce ben düştüm. Sonra şehir, insanlar…
Bakışların kanıma karıştı ve zehirlendim.
İstasyon istasyon arandım durdum. İçim ezildi. Bir sabahı daha geçtim- buhurumeryem- düşlerimde gezdirdiğim ivedi tutku ve son tren.
Ağır teamüllerin nişanı üstümde gezdirildi; sana mühürlendim. Oysa sen, ne kadar kahramansan, ben o kadar olağan şüpheliydim.  
Rutubetli yüzler, çarmıha çekilmiş birkaç resim ve fırtınadan arta kalan son martı çığlığı.
Efkar tutarsa beni bu şehirde, tutarsa yılgın bir titreme; - Anla o zaman ne kadar hatıra varsa karantina.
-Zabit kayıtlarında eşkâlimize şerhler düşüyor sinsi bir kalem.  Gözlerini lavaboda unutmuş metalik bir gülümseme beni sana ihbar ediyor. Ve yarım kalmış bir öfke sahibini arıyor.  Farkında mısın? -
Ömer İdris A.


Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Çarşamba, Şubat 27 - Yürek Yorulunca

Kategori: Siir

- Tüm patavatsızlıklar yerin dibine girsin…

 

Hiçbir şey gönlümde büyüttüğüm kadar saf değil. Hiçbir şey senin kadar masum değil içimde ki çocuk. Kim demiş sadece dumanlı dağlara kar yağar diye. Tüm karlar gönlüme yağar asıl. Ardından buzullar oluşur eteklerimde. İlmek ilmek dokunur damarlarıma simsiyah sözcükler. Her kelime dağ olur gönlümde. Her kar tanesi bir aşk türküsü… Notaları yoktur bu türkünün. Bu türkünün notaları ikinci cemre düşende gönle, yeniden bestelenir.

           ‘’Aşk ebruli bir tebessümdür kalbime.’’

 

            Sonrası mı ?

 

            Koyu bir sessizlik.

 

            Ardı sıra bir yıldız kayması…

 

            Yürek patlaması.


            Suskunluğumun kıyametidir bu an. Tüm mahşerler gözlerimde… Asi iç çekişler kapıları çarpan ellerimde… Ve ah’lar yumruğumu vurduğum masalarda, cam kırıklarında…


            Sen asi gecelerin berfin’i! Aşkı ne sandın kırmızı bir gül mü? Bilemedin.


            Aşk kurumuş bir güldür, gitmekle kalmak arasında ki şeydir. Dur. Hemen korkma. Unutma ki gökyüzünün en parlak yıldızı hala orada. Ve aşk gönlünde hala dipdiri…


            Tüm sırlı yıldızların adları bende saklı. Yeryüzünün tüm denizlerine düşen yakamozlar benim gözlerimde ışıldar. Bir ben bilirim suskunluğumun tarihini. Her gece bir ben dokunurum gökyüzünün en parlak yıldızına. Ve her sabah güneşin kaskatı kaldırımlara cansız düştüğünü bir ben görürüm.

            Şimdi aşk kimsesiz bir çocuğun gözleri kadar yalnız yüreğimde… Sen olmasan ne anlamı kalır göğün? Tüm aşk eşkıyalarının yüreklerini sonsuza dek kelepçelesek aşk terörden kurtulur mu? Kurtarmaya yeter mi bu aşkı?

           Kelebekler kanatsız kalınca ve sevda yorulunca yüreğimi ellerimin arasına alıp gidiyorum işte.

            Bu şehir gelince aklıma hatırladığım hiç bir şey olmamalı.

            Güneşe yürümek gibi bir şey bu şehri terk etmek fikri… Şimdi konuşurken, aşk karanlığın ortasında intiharı bekliyor.


          Ve kar yağıyor…


           Artık her kar tanesi borandır, fırtınadır. Çığ düşünce beklentilerime aşkımın kıvrımları kana bulandı. Aşkımın böğrüne kara bir hançer saplandı. Adamakıllı sendeledi aşk. Adamakıllı afalladı.


           Sen sadece göktaşlarını düşürmeye ve aşkı ağlatmaya mı yararsın? Gözlerimde ateşten zehir taşıyorum. Aşkı öldürenleri de öldüreyim diye… Lakin acının hilali düşer gönlüme, acırım…

            Bu aşk neden hep böyle haleli…


           Bazen hasretler olabildiğince zirveye çıkar. Gözyaşlarıysa kuytularda gizlenir. O vakit dünya kadar yıldız düşse önüme ben yine kendi yıldızımı isterim. Bunu adına ne denir, bilmem. Ama aşk ağrır ellerimde.


          


           Bu gece kar yağıyor, alarm veriyor şehrin karanlıkları.


            Ölümse olanca esmerliğiyle duruyor kalbimde.

            Ellerim, ellerim ve gözlerim yanıyor. Yüz binlerce melek saçlarıma tane tane düşüyor. Şehir serseri edasıyla sabahı bekliyor. Bense kar tanelerinin aşka kaval çalışını.


          

 

           Gece biter.

 

            Yıldızlar söner.


            Türküler, tanığı sevdamın…


           

            

             . şubat


             . akşam

 

             . soğuk


Aziz Şehrin Azize'sinden..
Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Perşembe, Şubat 21 - Kırkı Çıkmamış Sevdamıza Şiir

Kategori: Siir
paylaşılan mutluluğu severim
engin denizler kadar güzeldir o

I

bana ait olmayan cesetleriyaktım bütün gece
küllerini savurdum dans ettim
ay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızca
ve saçlarımdan bir demet düştü suya
aldım öptüm gözbebeklerinden
cazibesini yitirmiş bir kadındın
sen seni ben güzel yaptım.

II

davudi bir sesim vardı
sonra kayboldu
yıldızların üzerine çığ düştü
ve ellerim damıttı ellerini-utandın-
demek ki biliyorsun
ah,tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilen
gözlerine çiy düşmüştü
üşümüştün
aldım ısıttım seni.

III

ben uzaktan severim
seni de öyle sevdim
bir tutam gökkuşağı karıştı sevdamıza
kuş kanadı bir tutam
bıraktık korkularımızı
uçtuk gittik

İbrahim Tenekeci

Zuper (8) ® Zuperle! ® Bağlantı

Pazartesi, Ocak 28 - iki ara bir dere

Kategori: Siir
iki arada, bir derede düşürdüm emanetini
dağılan kuşlar geride bir şeyler bırakmadı bahçeme,
reklerim soluyor, soluyor yüzüm
kendime kapanıp yalnızlığımı büyüteyim diyorum,
diyorum direneyim hiçbir şey böyle ucuz değil
kıskıvrak yakalandığım geçmişim
yontuyor içimde göveren hevesi
bir çivi gibi çakılıyorum,
aklımda tersine düzüne geçirmiş nehirler...

kudurgan ağrılar dökülüyor
başımdan aşağı,
âh, rabbim bana bir tutam iyilik ver.
metanetini çiziyorum geceye annemin
ve bakıyorum avuçlarından çöl yudumlarığım sulara
seni bulmam için ikide bir kaybettiren nedir?
sürgünlüğümü yüklenip
dalacak mısın hülyasına dokunaklı tesellilerin,
bilmiyorum.
bildiğim; şimdi yarın olmalı
bütün bu ağırlık,
sancı ve geceye inat okuyup gördüklerimi,
"kâbustu" demeliyim
aklımın ve kalbimin hizasına gelip de
beni derinden saklayan niyetim;
sen söyle sadece
bu boran, bu ayaz varsın dinmez olsun,
geçtim renklerimden, solsun yüzüm
ya aradan al beni, ya kurut bu dereyi
ya kaldığım yerden râzı kıl,
ya yeşert gideceğim yerleri.

eda aktaş
/aziziye, 2bin7aralık/

Zuper (2) ® Zuperle! ® Bağlantı

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
-®- Sonraki Zuper
TemizEkran

Blogcu ile yapıldı, zupermen de üzerinde çalıştı!

kısagün-lük! (2bin 5/6/7)


Ben hiçkimseyim, sen kimsin!

Her hakkı saklıdır ©

Kişisel Mevzu

Zupermen
Msn & İletişim
g-Talk
Kısaca Dün

Kategoriler

Şiir (43)
Kişisel (35)
Video (31)
Güncel (24)
Deneme/ler (17)
Yaşam (16)
Futbol (6)
Siyasi (5)
Kısa Film (3)
Müzik (2)
Teknoloji Filan (2)

Zuperlenenler

Bildirgeç
Türkçe Sevdalıları
hafif.org
Birikinti
Altı-Üstü Tasarım
Şairler Birliği
Türk Blog Yazarları
Alemin Renkleri
Afişist / Araf

Etiket Bulutu

ölüm şiir aşk beşiktaş ben blog ferhat kalender gölge google bize logo yapsana google türkiye google istanbul kadın karınca logo müzik maç sevgili shake it up şekerim su türkiye uyku video vimeo yüksek sadakat yürek yaşam yalnızlar zahmin


"Rahatta Duramayan Dergi"



"Ne çok yorulduk büyümekten soluklanalım biraz!"

Ekstra Torpil

Sansasyonella

Özel Kadro

!kona!
Michougué
inikâs
O Bir Metebilge

Salkım-Söğüt

Derin
Gecenin Günlüğü
I-cha
Sojourney
Pervaneler
Sokak Lambası
Nar Nar

Şapkadan Çıkanlar

Alemin Renkleri
Tuğba Akbey İnan
Dream-Sact
Don Kişot
Jazette
Jurnal
Okyanustaki Rüzgar

Kişisel Torpil

Kaldırımlar
Live 4 it!
Ulya-ca
Mavi Genç
Ayak Topu
Türkçe RSS ve Blog Destek

Yolcu Dergisi

"Geçmişten Günümüze"

Mart '08
Şubat '08
Ocak '08
Aralık '07
Kasım '07
Ekim '07
Eylül '07
Ağustos '07
Temmuz '07
Haziran '07
Mayıs '07
Nisan '07
Mart '07
Şubat '07
Ocak '07
Aralık '06
Kasım '06
Ekim '06
Eylül '06
Ağustos '06
Temmuz '06
Haziran '06
Mayıs '06
Nisan '06
Mart '06
Şubat '06
Ocak '06
Aralık '05
Kasım '05
Ekim '05
Eylül '05
Ağustos '05
Temmuz '05
Haziran '05
Mayıs '05
Nisan '05

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Visit Turk Blog Yazarlari

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

Personal Blogs -  Blog Catalog Blog Directory

Personal Blogs - Blog Top Sites

Blogbul.com

Blogarama - The Blog Directory

Technorati blog directory