Krizalit Kristalin

Saturday, Mayıs 10 - Ara Çağrı

Kategori: Siir
Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi, unutmadım
Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım
Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlarda
Can alınıp can verilirdi, hiç unutmadım
Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi
Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım
Ah sevgili! hayat görünürdü kapından bir çırpınış yüreklerimizde
Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde, unutmadım
Toprağa düşen tohum, onda gizlenen renk, şekil, koku
Senin için biçimlenirdi, renklenirdi, kokardı senin için, unutmadım
Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri
İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah, unutmadım
O dirildi, o dirildi diye birden çalkalanan sokaklar
Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım

Ey aşk, ey dirilik soluğu, ey evrenin hareket kaynağı,
Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım!..

Erdem Beyazıt*
Zuper (0) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Mayıs 6 - Gitmek

Kategori: Siir

pencereden baktığım

şu sokaktan

-yani ki şu bizim sokaktan-

şimdi kendimin geçtiğini düşünüyorum

 

geride bırakıp her şeyi

kendimi bile götürmeden

öylece çıkıverdiğimi hayatımdan

 

ah ne uzak bir hayale öykünüyor ürkek içim

-acı bir gülümseme dudağımdaki-

şimdi (um)arsızca şu sokaktan

              kendimi

geçtiğimi

düşü/nü/yorum
Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Mayıs 6 - Ve Mutsuzduk Biz

Kategori: Siir
"Ve mutsuzduk biz
Ah ne güzeldi o günler…"*
* Victor Hugo

Yüzündeki  serinlik kimin gözlerine dokunsa mahcup bir bakışa dönüşürdü. Uykusuna gömülmüş meyyit olurdu kim varsa.
Önce ben düştüm. Sonra şehir, insanlar…
Bakışların kanıma karıştı ve zehirlendim.
İstasyon istasyon arandım durdum. İçim ezildi. Bir sabahı daha geçtim- buhurumeryem- düşlerimde gezdirdiğim ivedi tutku ve son tren.
Ağır teamüllerin nişanı üstümde gezdirildi; sana mühürlendim. Oysa sen, ne kadar kahramansan, ben o kadar olağan şüpheliydim.  
Rutubetli yüzler, çarmıha çekilmiş birkaç resim ve fırtınadan arta kalan son martı çığlığı.
Efkar tutarsa beni bu şehirde, tutarsa yılgın bir titreme; - Anla o zaman ne kadar hatıra varsa karantina.
-Zabit kayıtlarında eşkâlimize şerhler düşüyor sinsi bir kalem.  Gözlerini lavaboda unutmuş metalik bir gülümseme beni sana ihbar ediyor. Ve yarım kalmış bir öfke sahibini arıyor.  Farkında mısın? -
Ömer İdris A.


Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Pazar, Mayıs 4 - Keyfi

bir söğüt ağacı gördüm,
derenin kenarında bacak bacak üstüne atmış oturuyordu...

Zuper (3) ® Zuperle! ® Bağlantı

Perşembe, Mayıs 1 - 11 Mayıs, 14 Temmuz

Kategori: Muzik
Çok sevgili Yasmin Levy ablamızın 14 Temmuz'da "İstanbul Jazz Festivali" kapsamında İstanbul'a geleceğini öğreneli aslında bir kaç gün oldu... Ve hatta aslında Efsanevi Boşnak şarkıcı Dino Merlin'in 11 Mayıs'ta İstanbul'a gelip Cemal Reşit Rey konser salonunda konser vereceğini, biletlerin biletix'te satışa sunulduğunu öğreneli neredeyse 2 haftayı geçti... Ama evet, tembelim bu aralar... Bahar geldi, her canlı canlandı, toprağın altındakiler dışarı çıktı, çiçekler açtı falan filan, ben bi canlanamadım nedense... Yine de olsun, ya 11 Mayıs'ı geçtikten sonra yazsaydım Merlin'in geleceğini? Ya Yasmin Levy'nin konserinde edindiğim izlenimleri anlatsaydım? Geç olmuş olabilir ama güç olmamıştır henüz... Yasmin Abla'dan "Me Voy" patlatmazsak içim rahat etmez şimdi...


Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Nisan 29 - Yağ Yağmur Yağ!

Kategori: Yasam
Eğer kentlere, kentler içinde İstanbul'a, İstanbul'da Beyoğlu'na, Beyoğlu'nda bana düşecekse, yağmur gelsin..
Zuper (0) ® Zuperle! ® Bağlantı

Pazar, Nisan 27 - Hâl-a

Kategori: Yasam
Ağzımı açsam küfürler savurmadan kapatamazmışım gibi…
Avuç içlerimden kuru dallar fışkırıyormuş gibi; neye uzatsam bi yanından yırtıp acıtacakmışım gibi.
Öyle ki; ağız dolusu cümleleri hem konuşamaz hem içime sığdıramazmışım da öylece duruyormuşum gibi, içimden dört nala koşturanlara bakıyorken bir yandan da…

Çekip çıkardığımda hayatımdan, geriye kalanla da pekâlâ devam edebilecekken yola, belki hatta daha engebesiz yürüyebilme ihtimali de gün gibi dururken tepemde… ama işte bir türlü sonlandıramıyorken bi dolu neden münasebetiyle… onca can sıkıntısı sonrasında hala birşeyleri usulüne uydurmaya çalışırken ki hiç mümkün olmamasına rağmen üstelik…. Çekip çık(ar)mayı bilmeli insan, öğrenmeli ya da tez elden…
Hiç uğruna sıkılmamalı can, değecekse harcanmalı zaman.

Kendine söylediklerine kulak kabartılmalı… cümlelere şimdiki zamanlarla başlamalı, kurulurken kekemelikten kurtarılmalı dil.

Şimdi işte; neye uzatsam elimi üzerime yıkılacakmış ama hiç umrumda olmayacakmış gibi sanki…
Varken can sıkmaktan başka fayda vermeyen şeylerin yokluğundan tedirgin olmanın haybeyeliğini hatırlatıyormuşum gibi kendime, üzerinden geçip zamanın - geçerli nedenleri sıralarken altalta….

“geçecek” dedim….geçenleri düşünürken ve üzerime sinen halden umulmayacak kadar sakinken…inandım sonra,inandırdım…

Zuper (3) ® Zuperle! ® Bağlantı

Cuma, Nisan 25 - Üzgünlük

Kategori: Yasam

Biraz daha iyiyim. Sırtüstü yattığın yerden, iki kanatlı pencerenin müsaade ettiğin ölçüde gökyüzünü görebiliyorum. Dışarısı denilen o korkunç ve muazzam imgeyle tek bağım gökyüzü. Kuşlar çok nadir geçiyorlar ve görüş açım fazla olmadığı için hemen kaybediyorum onları. Bulutlar ise ayrı bir alem. Havanın parçalı bulutlu olduğu günler, onlarda şekiller, hayvan ve insan figürleri çıkarmaya çalışıyorum. Bu arada şansım yaver gider de birkaç tanıdık sima çıkarabilirsem ne mutlu bana.

 

İbrahim Tenekeci
Zuper (3) ® Zuperle! ® Bağlantı

Saturday, Nisan 5 - Kırıntı

Kategori: KisaFilm
Aslında kimi zaman aklımız kısadır, ama hayatımızın herhangi bir anında yapmaya çalıştığımız herhangi bir şey insanlığı bağlayıcı olabilir...


Yönetmen-Yapımcı-Senaryo : Arinsu Arslan (Tunceli doğumlu)
Oyuncular : Serengil Demir, Veli Sezgi
Müzik: Metin & Kemal Kahraman
Çekim yeri:Tunceli/OVACIK

Aldığı ödüller:
İzmir Uluslararası kısa film festivali gösterim
16. Uluslararası Ankara film festivali jüri özel ödülü
26. İFSAK jüri özel ödülü
1. Tohum Kısa Film Festivali YILMAZ GÜNEY özel ödülü
Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

Salı, Nisan 1 - Avrupa Bize Yakışmaz

Kategori: Futbol
Türkiye ileri gideceğine sürekli geriliyor. Eriyor, küçülüyor, yok oluyor. Hayatın her alanında her tarafında yaşanan korkunç bir erozyona uğrama süreci başladı sanki. Hatta erozyon da değil mutasyon, haydi Türkçe yazalım değişim de diyebiliriz buna. Hem de futbolda tam 85 yıl bekledikten sonra bir yerlere gelmek üzereyken…

15 Martta Ankara’da oynanan Ankaraspor – Galatasaray maçında misafir takımın taraftarları küfür ettiği için Galatasaray’a seyircisiz oynama cezası veriliyor. Avrupa ile it dalaşına girip kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti. Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde böyle bir ceza yok!  Bugün bana yarın sana. Hafta sonu maçında Kadıköy’e kiralık 50-60 çapulcu sokarsın. Bol bol küfür ederler. Fenerbahçe de bir sonraki maç veya maçlarını seyircisiz oynar. Ve bu örnekten yola çıkarak bir zaman gelir bu liglerde hiçbir takım seyircili oynayamaz hale gelir. Bu nasıl bir izan, idrak, akıl mantıktır? Bu cezayı icad eden ve uygulamaya sokan ey sivri akıllılar!

 

Avrupa ile it dalaşına girip de kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti; Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde, hiçbir derbide rakip takım taraftarlarına 1500 bilet verip sonra da onları bir vahşi hayvan gibi üzeri kapalı, her tarafı tellerle çevrili kafeslere tıkmıyorlar. Eğer senin insanın hakikaten bir vahşi hayvan gibiyse o zaman da devlet kanun ve hukukunu devreye sokup o insanları durdurursun. Bir avuç seyirci ile izlenen büyük maçlar, bu ilk 6 büyük futbol ülkesi ve diğer Avrupa ülkelerinin hiç birinde yok!

 

Avrupa ile it dalaşına girip de kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti; Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde, hiçbir derbiden önce taraftarlar böylesine birbirini yemiyor. Evet tabi ki oralarda da zaman zaman görülüyor bu olaylar ama bizdekinin eşi benzeri yok. Senede 6 kez üç büyükler arasında yaşanan her derbi öncesinde sanki bir klasik haline gelmiş bu vahşet görüntüleri. Yarın öbür gün belki aynı birlikte silah altında askerlik arkadaşı olacak bu gencecik cahiller ordusu bir birlerinin kafasını taşla yaralamak, bıçaklamak gibi insanlık dışı dürtülerin önüne geçemiyorlar ne yazık ki. Cumartesi günü Beşiktaş maçı öncesinde sokak ve caddelerde bilmem kaç yüzüncü kez yaşanan bu vahşete dur diyecek biri yok mu? Bence yok!! Ve lafa gelince “Nedir bu Avrupa özentisi, asıl onlar barbar, medeniyeti bizden öğrensinler, biz her zaman daha büyük bir ırkız” diye ahkam kesen ey aklı kör beyinler. Avrupa’da, her hafta, her sezon bu kadar çok olay yok..!

 

Avrupa ile it dalaşına girip de kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti; Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde polis kalkanları altında taç atışı yapmaya çalışan bir dünya starı var mı? Hafta sonu Chelsea – Middlesbrough maçından bir korner atışı geldi bir kanalda ekranlara. Köşe gönderine sadece 2 metre mesafe vardı. Korneri atan da rakip takım futbolcusuydu ve hemen arkasında,  biri 7 biri 10 yaşlarında iki çocuk merakla eğilip izlerken, arkada da bir sürü bayan taraftar vardı. Ellerinde içecekleri ile güler yüzler sergiliyorlardı?? Geçen seneki su faciasından sonra Galatasaray’ın aldığı büyük cezaya rağmen hala sahaya hem de iki kez aynı futbolcuya atılan yabancı maddeler var mı o ülkelerde? Ne kadar iğrenç bir görüntüydü. Polisler ve kalkanlar havada. Arkasında Alex eliyle polislere açılın da topa vurayım diye yalvarıyor. Var mı böyle bir ülke daha ha? Yok!

 

Avrupa ile it dalaşına girip kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti; Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde, hiçbir derbiden önce bir kulüp başkanı çıkıp da “Trabzon’daki maçta 1995-96 yılında kaçan şampiyonluğun rövanşı” bahanesiyle binlerce insanı son hafta oynanacak Trabzonspor – Fenerbahçe maçı öncesinde adeta savaşa kışkırtıyor mu? Üstelik bir de şöyle başkan böyle başkan diye bahsediliyor kendisinden. Çiçeği burnunda yediği naneye bakın siz. Var mı Real’de, Milan’da, M.Utd’de, Barca’da, Bayern’de böyle bir başkan? Oralarda bilmem ne sezonunda kendi aptallığı yüzünden kaçırdığı şampiyonluğun hesabını kesmek için yıllar sonra gündemi gerilime iteleyen bir başkan var mı? Yok!

 

Avrupa ile it dalaşına girip kendini onlarla aynı platformda görmek, hatta onlardan daha üstün bir futbol ülkesi olduğunu kanıtlama kompleksindeki ey Türk milleti; Şunu kafalara sokun ki İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa’nın futbolda adı en yüksekte seyreden bu ilk 6 ülkesinde simit satışı yüzünden çıkan kavgada, küfür ettiler diye bir futbol kulübünün binasını basıp, silahları çekip acımadan insanları çekip vuran ailelerini acılar içine iten, futbolcularının psikolojilerini alt üst eden bir başka ülke daha var mı? Yok!

 

NEDEN BU 6 ÜLKE?

Bugün başta FIFA ve UEFA olmak üzere, Avrupa ve Dünya’da hangi futbol sitesine girerseniz girin ilk önce o 6 ülkenin o haftaki puan cetvelleri çıkıyor önünüze. Kabak gibi. Peki neden? Nedeni işte yukarıdaki gibi iğrenç örnekler yüzünden. İçin için, sinsice bir gözlem altında tutuyorlar bizi ve bilinç altında bizi hiçbir zaman adam yerine koymadıkları için. Yarın 2008’de Türkiye Avrupa şampiyonu olsa ve şimdilerde Fenerbahçe sonralarda bütün takımlarımız da Avrupa’da aynı zaferleri yaşasa o zaman 7’nci ülke olur muyuz dersiniz acaba? Hiç sanmam. Çarşamba gecesi Fenerbahçe kaybettiğinde de zerre kadar kılım kıpırdamayacak. Zira tur atlanılan gecelerde oturduğum bölgede silahlar patlıyor yıllardır. 25-30 sene önce olmayan şeyler bunlar. Korkunç, ürkütücü bir değişim gösteren bu garip halk ve halklar topluluğu adam gibi, insan gibi, sporu spor gibi yapıp, sporu spor gibi kabul edip izlemeyi öğrenmedikçe de bu ulusa AVRUPA’da başarı haram ve hiç yakışmaz…

Zuper (1) ® Zuperle! ® Bağlantı

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Önceki Zuper -®- Sonraki Zuper
TemizEkran

Blogcu ile yapıldı, zupermen de üzerinde çalıştı!

kısagün-lük! (2bin 5/6/7)


Ben hiçkimseyim, sen kimsin!

Her hakkı saklıdır ©

Kişisel Mevzu

Zupermen
Msn & İletişim
g-Talk
Kısaca Dün

Kategoriler

Şiir (43)
Kişisel (35)
Video (31)
Güncel (24)
Deneme/ler (17)
Yaşam (16)
Futbol (6)
Siyasi (5)
Kısa Film (3)
Müzik (2)
Teknoloji Filan (2)

Zuperlenenler

Bildirgeç
Türkçe Sevdalıları
hafif.org
Birikinti
Altı-Üstü Tasarım
Şairler Birliği
Türk Blog Yazarları
Alemin Renkleri
Afişist / Araf

Etiket Bulutu

ölüm şiir aşk beşiktaş ben blog ferhat kalender gölge google bize logo yapsana google türkiye google istanbul kadın karınca logo müzik maç sevgili shake it up şekerim su türkiye uyku video vimeo yüksek sadakat yürek yaşam yalnızlar zahmin


"Rahatta Duramayan Dergi"



"Ne çok yorulduk büyümekten soluklanalım biraz!"

Özel Kadro

!kona!
Michougué
inikâs
O Bir Metebilge

Salkım-Söğüt

Derin
Gecenin Günlüğü
I-cha
Sojourney
Pervaneler
Sokak Lambası
Nar Nar

Şapkadan Çıkanlar

Alemin Renkleri
Tuğba Akbey İnan
Dream-Sact
Don Kişot
Jazette
Jurnal
Okyanustaki Rüzgar

Kişisel Torpil

Kaldırımlar
Live 4 it!
Ulya-ca
Mavi Genç
Ayak Topu
Türkçe RSS ve Blog Destek

Yolcu Dergisi

"Geçmişten Günümüze"

Mart '08
Şubat '08
Ocak '08
Aralık '07
Kasım '07
Ekim '07
Eylül '07
Ağustos '07
Temmuz '07
Haziran '07
Mayıs '07
Nisan '07
Mart '07
Şubat '07
Ocak '07
Aralık '06
Kasım '06
Ekim '06
Eylül '06
Ağustos '06
Temmuz '06
Haziran '06
Mayıs '06
Nisan '06
Mart '06
Şubat '06
Ocak '06
Aralık '05
Kasım '05
Ekim '05
Eylül '05
Ağustos '05
Temmuz '05
Haziran '05
Mayıs '05
Nisan '05

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Visit Turk Blog Yazarlari

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

Personal Blogs -  Blog Catalog Blog Directory

Personal Blogs - Blog Top Sites

Blogbul.com

Blogarama - The Blog Directory

Technorati blog directory