I "Çağdaş ölümün, kendini aşan ya da öteki değerlere ilişkin anlamı kalmamıştır artık. Ölüm doğal bir sürecin kaçınılmaz bir sonucundan öte bir şey değildir. Olgular dünyasındaki...
Üstümüze yıkılıyor herşey ve biz herşeyin üstüne yıkılıyoruz. Yollar senin olsun diyorum, ben kenardan yürürüm. Üstümüze yıkılıyor dediklerimiz ve biz dediklerimizin üzerine yıkılıyoruz....
Düşünüyorum da şu soğuklar geldi geleli, biz insanoğlu da aslında yazları beslenerek, kışları da kış uykusunda vakit geçirerek yaşamalıyız. Hiç olmazsa soğuk, tipi, kar, hastalık,...
Sokakların bile ayartılabileceğini, kentinse cerahatleşebileceğini, çapul ve talanın ve ihanetin alkışlanabileceğini bilemeyecek kadar gençtik. Gençliğimiz avucumuzda mumdu; uysal ve titrek! Oysa her gece Buraklara binip...
Hayat kimi zaman bize istediklerimizi vermekte zorlanırmış..Hayko Cepkin-Melekler
* Efendim derim ki; yüce meclisimiz pazar günü çalışma işini resmen yasaklasın. hatta cumartesi günleri de çalışma olayını tamamen kaldırsın. Bahsi geçen bu iki gün...
Zamanın dalkavukça attığı her çelmede yere kapaklanan, sahipsiz, yitik ve boşvermişliğiyle yaşama tutunan(!) soylu bir yadırgama bu. Evet evet. Başka hiçbir açıklaması olamaz. Şimdi küçücük...
mevsimleri ardılıyorken/ellerimizi ellerine değdirecek bir sayfa arıyorken/bildiğimiz renkleriyle yine delişmen bir sözle çıktı filbahar"-ki biz aslında susarken konuşuruz"kavline sadık kalmanın eksik kaldığı şu dünyada/ devinen...
I.Ne vakit kar yağsa, aklına Erzurum gelir.1986’yı 1987’e bağlayan gece…Elindeki fotoğraf makinesiyle kentin eski sokaklarında hiçbir zaman çekemeyeceğin bir filmin görüntülerini kurguladın. Yönetmenlik düşlerinin...
.bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar dinince haber verin..sarı sayfalarda adresi yok hüznümünçobanların kavalından süzüldüm ve geçtimtenime değmeden utandı yanık ezgilerah dilim..! ..Ben sana “seviyorum” deme...
Günlerdir "aradığımız servise ulaşmamızı engelleyen" blogcu yönetimini esefle kınıyor ve haklarında ileri geri konuşma gereği duyduğumu belirtiyorum! Kaş yapayım derken göz çıkartmakta üzerinize yok maşallah.
Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurumŞehre inerim bir sinema yağmura çalarOtomobil icad olunur, Zarifoğlu ölürDünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.-Senegalliler dahil değilSen beni...
Bazen, uzun yıllar oturduğun evden göç etmek zorunda kalırsın da ayrılmadan önceki son gecede bir hüzün sarar benliğini... Sonrasında da tüm eşyalarını toplamış, son kez...
I.Adı sessizliktirvaroluşun evindeyok dilde konuşanII.Bir ağaç uzar göğebir ot delirirgüneşi Tanrı'yla sınayanIII.Ağar ilk defa kuşlarkirli çatıların uzağındaakşamdır, yüzünde dolananIV.Denizi geçtik, sonsuz denizituzlu sular edindiksokak çalıgıcılarındanV.Adı...
"Ve mutsuzduk bizAh ne güzeldi o günler…"** Victor HugoYüzündeki serinlik kimin gözlerine dokunsa mahcup bir bakışa dönüşürdü. Uykusuna gömülmüş meyyit olurdu kim varsa. Önce...
Çok sevgili Yasmin Levy ablamızın 14 Temmuz'da "İstanbul Jazz Festivali" kapsamında İstanbul'a geleceğini öğreneli aslında bir kaç gün oldu... Ve hatta aslında Efsanevi Boşnak şarkıcı...
Eğer kentlere, kentler içinde İstanbul'a, İstanbul'da Beyoğlu'na, Beyoğlu'nda bana düşecekse, yağmur gelsin..
Türkiye ileri gideceğine sürekli geriliyor. Eriyor, küçülüyor, yok oluyor. Hayatın her alanında her tarafında yaşanan korkunç bir erozyona uğrama süreci başladı sanki. Hatta erozyon da değil mutasyon, haydi...